| |
Sevgili Anne Adayları;
Sizi tebrik ediyorum; sadece kadınlara özgü; O muhteşem, O olağanüstü duyguyu yaşayacak, doğum yapacaksınız. Anne olacak kendinizden bir parça, bir canlı dünyaya getireceksiniz Ama doğum şekli konusunda kararsızsınız! Doğum sancısı çekmek istemiyorsunuz ama keyfi sezaryeni da doğru bulmuyorsunuz !
İşte bu web sitesini; doğumunuzu ağrısız, sancısız olarak, her anının güzelliğini doya doya yaşamanız için kurduk. Burada normal doğum ve sezaryende ağrı giderme yöntemleri, özellikle ağrısız doğum ve epidural hakkında geniş bilgi, fotoğraf ve video görüntüleri bulacak, yaşanmış doğum öykülerini okuyacaksınız.
Rahat, hızlı ve kolay doğumlar dileğiyle…

|
|
|
|
|
|
Hikayalerin Tümü İçin |
|
GÜNCEL HABERLER |
| |
 |
AMERİKA'DAKİ HAMİLE BİR HANIMEFENDİDEN MEKTUP ! |
| |
|
18/04/09 |
| |
|
Merhaba Nezih Bey,
Ben, yaklaşık 1 yıldır Amerika'da yaşamaktayım ve 34 haftalık hamileyim. İlk doğumum 2001 yılında sezaryen ile olmuştu ancak 2. doğumu normal istiyorum. Buradaki doktorum da Türk ve doğum şekli hakkında en ufak bir sorun yaşamadım. Korkmuyorum ancak tabii ki tedirginim. Eğer Türkiye'de olsaydım inanın İstanbul'a gelerek doğumu sizin ve ekibinizin gerçekleştirmesini isterdim. İnternet sitenizde okuduklarım beni çok mutlu etti...Normal doğumun yaygınlaşması çok önemli...Burada hamile bayanlar ısrarla normal istiyorlar, eğer sezaryen olma ihtimali varsa ağlaya ağlaya sezaryan yapıyorlar inanın. Halkın bilinçli olması ne demek burada anladım. Bu maili -sizi her ne kadar tanımasam da- size karşı duyduğum saygıdan dolayı yolluyorum. Doğumumun kolay geçeceğini umut ediyorum. Umarım bizim ülkemizde de devlet ve doktorlarımız bayanları bilinçlendirir ve ağrısız normal doğumu önerirler... İyi çalışmalar dilerim. Emine NAS
Saint Paul MN USA |
| |
|
|
| |
 |
Epidural ve Spinal anestezinin risklerinin abartıldığı ortaya çıktı. |
| |
|
17/02/09 |
| |
|
İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma,doğum ve ameliyat sırasında epidural ve Spinal anestezi uygulanan kadın ve çocukların en düşük risk grubunda yer aldıklarını,bu anestezi türlerinin düşünüldüğünden çok daha güvenli olduğunu ve kalıcı hasar olasılığının, daha önce hesaplanandan 10 kat daha az, yani23 bin ila 50 binde bir arasında değiştiğini gösterdi.
Epidural anestezi nedeniyle kalıcı hasar olasılığının kadınlarda en kötü ihtimalle 80 binde,
Daha iyi bir yaklaşımla ise 300 binde bir olduğu,çocuklar için de benzer rakamların geçerli olduğu belirtildi.
Royal united hospital’da görevli bilim adamlarının,yılda 700 bin kişiye uygulanan epidural ve Spinal anesteziden sonra oluşan komplikasyonlar üzerinde yaptığı araştırmada,en yüksek risk grubunda bulunan yaşlılar ve zayıf bünyeli kişilerde, kalıcı hasar olanağının 6 binde bir
İle 12 binde bir arasında değiştiği gözlendi.
İngiltere’de daha önce konuyla ilgili yapılan bir araştırma, epidural ve Spinal anesteziden sonra Kalıcı hasar olasılığının 675 kişide bir olduğunu göstermişti.
Abd ‘de benzer bir araştırma, bu olasılığı 800 kişide bir rakamıyla ortaya koymuştu.
Epidural anestezi, genellikle doğumda,bazı ameliyatlarda, ameliyat sonrasında ağrı kesici olarak ve kronik sırt ve siyatik ağrılarının tedavisinde kullanıyor. CNN 12.01.2009
|
| |
|
|
| |
 |
" BU KİTABI MUTLAKA OKUYUN ! " |
| |
|
23/12/08 |
| |
|
Bir öğretmenimizin kitabımız hakkında düşünceleri; aynen veriyorum:
Şu anda (24.11.2008) 33 haftalık hamileyim.Bundan bir ay önce de bazı sebeplerden dolayı doktorumu bırakmak ve yeni bir doktor arayışında olmak zorundaydık.Doğuma az bir süre kaldığı için biraz da telaşlıydık eşimle.Ben ağrısız doğum yapacak hastane arıyordum daha çok.Ağrı çekerek doğum yapmak istemiyordum ama bir yandan da ağrısız doğumla ve hatta normal doğumla ilgili endişelerim vardı.Gittiğimiz hastanedeki bazı doktorlar da ağrısız doğumu önermeyince ya acı çekerek normal doğum yapacaktım ya da genel anesteziyle sezaryen....
Eşimle birlikte içimize tam sinmeyerek bu yöntemle doğum yapacağım doktorda karar kılmıştık ki bir gün internete girdim ve tesadüfen bu siteyle tanıştım. İnternette okuduğum hikâyeler biraz içime su serpse de tam ikna olmamıştım. İnternetteki numaradan Dr. Nezih beyi aradım. Telefonun öbür ucunda kadife gibi rahatlatıcı bir ses tonunun anlattığı doğum yöntemleri özellikle normal doğumun avantajları, ağrısız doğumun avantajları hakkında oldukça bilgilendim.Hatta eşime 'Nezih bey sayesinde normal doğum yapasım geldi' deyince ertesi gün hastaneye gittik ve kendisiyle yüz yüze tanıştık.Öyle güzel,öyle ayrıntısıyla anlattı ki doğum yapmak için sabırsızlandım bile.Eşim ve ben karar vermiştik anestezi doktorumuz eğer kısmetse ve bir aksilik olmazsa Nezih bey,normal doğuma karar vermem de büyük rol oynayan kadın doğum doktorum Ayşe hanımdı.
Diğer önemli bir etken ise ''AĞRISIZ DOĞUM MUTLULUĞU'' isimli kitabı okumamdı kesinlikle...
Okumanın dinlemekten daha etkili olduğu bilimsel olarak ta kanıtlanmış ki ben de bu kitabı okuyarak bu kanıtı bir kez daha onaylamış oldum kendi kendime. Kitap yapraklarının kalitesi, resimli anlatımlar, ayrıntısıyla tüm doğum yöntemleri, ağrısız doğumun mutluluğu ve bu anlatılanları pekiştiren gerçek doğum hikayeleriyle kitap tek kelimeyle terapi gibi geldi.Okudukça ağrısız doğumun güzelliklerini hissediyorsunuz.Hatta normal doğumdan korkan bir arkadaşım normal doğum yapmaya karar verdi bu kitap sayesinde.Hamile olmayan ama yakında hamile olmayı düşünen arkadaşlarım da ağrısız doğum konusunda ikna oldular. Şimdi benim doğum yapmamı bekliyorlar. Doğumum gerçekten Allah'ın izniyle de güzel geçerse sıraya girecek çok arkadaşım olacak sanırım.İnanın bu anlattıklarım bir reklam değil . Bu siteyi ve Nezih beyi sadece bir aydır tanıyorum.Tek amacım sizin de bu kitabı okuyarak kafanızdaki soru işaretleriyle doğum sürecine hazırlanmamanız.Ben artık bilinçliyim ve şu anda ağrısız normal doğum yapma sürecini bekliyorum eğer aksilik olursa zorunlu olarak sezaryenla doğuracağım belki ama o da ağrısız olacak. Umarım altı, yedi hafta sonra da burada güzel bir doğum hikayem olur ve sizlerle paylaşma mutluluğunu yaşarım. Şimdiden teşekkürler Nezih bey ve Ayşe hanım :)) |
| |
|
|
| |
 |
DOKTORUMUZUN KİTAP FUARINDA İMZA GÜNÜ |
| |
|
02/11/08 |
| |
|
Doktorumuz Nezih Berksoy, 1-9 kasım günleri arasında açık olan Beylikdüzü Tüyap kitap fuarında "Ağrısız Doğum Mutluluğu" kitabını imzalayacak.8 kasım cumartesi 16:00-20:00 ve 9 kasım pazar günü 11:00-14:00 arasında 3. salonda BKY standında saatleri hastalarıyla görüşecektir. |
| |
|
|
| |
 |
SAĞLIK BAKANLIĞI DOĞUM EYLEM PLANI YAYINLADI. |
| |
|
25/10/08 |
| |
|
Sağlık Bakanlığı tarafından, ülkedeki sezaryenle doğum oranının AB ülkeleri ve ABD'nin çok üzerinde olması nedeniyle uygulamada birlikteliğin sağlanması amacıyla bir rehber hazırlandı.
Buna göre, sezaryenin, normal doğumun güvenle tamamlanmasının mümkün olmadığı durumlarda veya normal doğumla birlikte bebek veya annede hastalık veya ölüm oranında belirgin artış riskinin bulunması halinde uygulanması gerektiği bildirildi.
Sağlık Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, Türkiye'de yüzde 40 civarındaki sezaryenle doğum oranı, AB ülkeleri ve ABD'deki oranların çok üzerinde bulunuyor.
Bu nedenle, uygulamada birlikteliğin sağlanması ve hekimlerin klinik pratiklerinde yol gösterici olması amacıyla Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Türk Perinatoloji Derneği, Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği'nin iş birliğinde Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü Doğum Programı Bilim Kurulu tarafından "Doğum Eylemi Yönetim Rehberi" hazırlandı.
Ancak, söz konusu rehberin değişmez kurallar dizisi olmadığı ve hastaya sunulan hizmetlerin hukuki standartlarını oluşturmadığı, tıbbın ana prensibi olan "Hastalık değil, hasta vardır" kuralına uygun olarak, her hastanın durumunun kendi özel koşulları içerisinde değerlendirilmesinin temel prensip kabul edildiği bildirildi.
SEZARYENLE DOĞUM ORANI ÇOK YÜKSEK
Rehberde, genel olarak sezaryenin; normal doğumun güvenle tamamlanmasının mümkün olmadığı durumlarda veya normal doğumla birlikte bebek veya annede hastalık veya ölüm oranında belirgin artış riskinin bulunması halinde uygulanması gerektiği bildirildi.
2003 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre, yüzde 21.2 olan sezaryen oranının son doğum sayılarına bakıldığında yer yer yüzde 40'lara ulaştığı belirtilen rehberde,"Mevcut oranın gelişmiş ülkelerin oranlarının ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından konulan hedefin (yüzde 5-15) üzerinde olduğu bilinmektedir, bu oranı yükselten nedenler arasında isteme bağlı ve mükerrer sezaryenlerin artması, endikasyonların genişletilmesi gibi faktörlerin rol oynamaktadır”denildi.
Günümüzde anestezi, kullanılan ilaç ve malzemeler, cerrahi ve postoperatif bakımdaki gelişmelerin sezaryenlere bağlı ölüm ve hastalıkları azalttığı, ancak halen enfeksiyon, kanama, transfüzyon ihtiyacı, tromboembolik riskler, hastanede daha uzun kalma, iyileşmenin daha geç olması, daha çok ağrı çekilmesi gibi risklerin devam ettiği kaydedildi.
Amerikan Kadın Doğumcular Birliği'nin (ACOG),"Sezaryenlerin isteme bağlı değil, tıbbi nedenlere bağlı yapılması gerektiği" açıklaması hatırlatılarak,"Bakanlığımızca anne sağlığını korumak amacıyla ülke genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında doğum eylemi ve sonuçlarının izlenmesi çalışmalarına başlanmıştır. Bu çerçevede sezaryen endikasyonları ve sonuçlarının izlenmesi de önem arz etmektedir." denildi.
Modern doğum hekimliğince önerilen tıbbi gerekçelere uyulması, hasta dosyalarına kayıtların belirli bir formda ve uygulama birliği içinde, detaylı ve doğru olarak yazılması, istatistiklerin düzgün tutulması ve etik kurallara uyulmasının bu hedefe ulaşmayı sağlayacak en önemli önlemler olduğu bildirildi.
SEZARYEN, NORMAL DOĞUMUN ALTERNATİFİ DEĞİL.
Rehberde, uygulamaya yönelik temel Öncelikler de yer aldı.
Buna göre, sezaryen ile doğumun cerrahi bir girişim ve tıbbi gerekçelerle yapılmasının esas olduğu ve normal doğumun alternatifi olmadığı vurgulandı.
Uygulamaya yönelik temel öncelikler şöyle:
Sezaryen planlanırken, gebeye ve gebeliğe özgü yararları ve riskleri göz önüne alınmalıdır,
Annenin istemi, sezaryen için tek başına yeterli bir neden olmamakla beraber, kişiye ait aşırı korku, endişe, panik gibi psikolojik durumların varlığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu durumlarda yeterli ve doğru danışmanlık verilmelidir,Sezaryen kararı, her hastanın bulguları bireyselleştirilerek verilmelidir. Tüm tıbbi müdahalelerde olduğu gibi, sezaryen olgularında da bilgilendirilmiş ve aydınlatılmış hasta onay formu alınmalıdır.
Rehberde, sezaryen oranının düşürülmesi için de şu öneriler yer aldı:Doğum eyleminin takip edildiği bütün gebeliklerde spontan doğum ilerleyişini izlemek için partograf kullanılmalıdır,Gebeliğin 36. haftasından itibaren komplikasyonsuz tekil makat bebeği olan gebelere, istisnai durumlar dışında (doğum eylemi başlamış, daha önce dikiş veya yaralanma yeri ve anormalliği, fetal sıkıntı, membran rüptürü, normal kanaması olan gebeler) dış sefalik versiyon (Bebeğin anne karnında çevrilmesi) önerilebilir. Uygulama öncesi girişimin riskleri, anne adayına aydınlatılmış hasta onay formu ile açıklanmalıdır,
42. gebelik haftasını aşan, komplikasyonsuz tekil gebelik yaşayan gebelerde, tedavinin bireyselleştirilmesi ve olguya göre karar verilerek doğum şeklinin belirlenmesi önerilmektedir,
Doğumun indüklenmesi ile sezaryen oranında ve diğer komplikasyonlarda artış olabileceği bilinmelidir. Bu konu hakkında gerekli bilgiler anneye verilmelidir,Uygun olan vakalarda sezaryen sonrası normal doğum önerilebilir. Uygulama öncesi girişimin riskleri anne adayına aydınlatılmış hasta onay formu ile açıklanmalıdır. |
| |
|
|
|
|
|

Hamilelere Özel

Annelere Özel

Bebeklere Özel
|